Ana içeriğe atla

3 temel.

merhaba alkol kahramanı. 
seni konuşucam bu gece.
asla olamadığın ama alkolün etkisiyle olduğunu sandığın karakterinden konuşucaz bu gece.

tutturduk bi' karakterdir gidiyor. 3 temeli var. hepimizin bildiği.
sevgi.
güven.
saygı.

sevgiden başlıcaz ilk önce.

ben de sevdim. büyüklüğü küçüklüğü önemsiz ama sevdim. 
birini,birilerini,bi'şeyleri.
hatta yeri geldi sizi kendinizi sevdiğinizden daha çok sevdim.
yeri geldi kendini sevmeyeni sevdim,paylaştım.sevgiyi hissettirebildim.

bazen sevemedim. değer verdim. önemsedim.
düşüncelerinize,uykunuza,moralinize değer verdim.
sevemedim işte bazen,bu yüzden de seçemedim.

boyumu aşan bi' sevgiye kalkıştım bi' ara. öyle sevmişim ki bi' baktım kendimi sevecek gücüm kalmamış. son verdim. çünkü bilirim. kimi kendinden çok seversen onun gölgesinde unutulur gidermişsin. ben de unutulmak yerine gittim. sadece kendimin olduğu yere,kendimi sevebileceğim bi' yere. 

bi' votkanın kendimi sevdirmesini bekleyecek kadar aciz olmadım hiç. bu yüzdendir aciz olana acımam.

geldik güvene.

sevdim kendimi. sevgimin beni en yukarı çıkarmasına da izin vermedim. gün gelir biri bi' açık bulur da oradan aşağı atar beni diye. bu yüzden en tepeyi değil de en güvenli yeri seçtim. güven insana cesaret verir. başarma isteği uyandırır. kendine güvenmeyen birinin başarıları tesadüften öteye gidemez.
kendine güvenmeyen bi' insanın başkasına güvenmesini beklemek kadar saçma bi' şey yok.
bu yüzden başarısızlıklara karşı dayanıklı bi' güven yarattım kendime. 
günahımı,sevabımı,cezamı her şeyimi kabullendim. kendimi kabullendim.
içimdeki "ben" olma isteğine en uygun yollarla yine içimdeki güvenle ulaştım. 
kendimi daha iyi hissettim,daha iyi hissettikçe daha iyi hissettirdim. 

bi' votkayla dünyayı ele geçirebileceğim hissine kapılmadım hiç bi' zaman. 

en son dokunuş da saygı. 

sevgimi ve güvenimi korumam gerekiyordu. bunu yapabilmenin tek yolu da saygıydı. kendime saygım olduğu sürece koruyabilirdim kendimi. kocamaaan bi' çember çizdim kendi etrafıma. bunu kendim yaptım. başkasının yapmasına izin verseydim o çember küçüldükçe beni de küçültecekti. dilediğince.. bu bi' gün olacaksa da bunu yapanın yine kendim olmasını istedim. 
hayaller kurdum,sözler verdim.
hani bi' şeyi kesinleştirmek istediğimizde söz alıyoruz ya karşımızdakinden
kendine verdiği sözü tutamayan insan nereden bilir sözün değerini diyerek verdiğim sözlerden dönmedim. 
çünkü yine bilirdim her tutamadığım sözde o çemberim daralacaktı biraz biraz. 
kendimi küçültmek istemedim hiçbir zaman bu yüzden de çemberimi daraltacak hareketlerden uzak durdum hep.
kalpsiz oldum bazı bazı bu yüzden. 
bunu bana karakterimi sağlam bulan kişiler dedi. 
kapattım kulaklarımı.

insanlar konuşur.
arkanızdan konuşur. 
kendi kendine konuşur.
içinden konuşur.
konuşur da konuşur.
eğer bu söylenenleri filtreden geçirmezseniz 
ne sevgi kalır ne saygı ne de güven.

sana diyorum alkol kahramanı.
ucu bucağı olmadığını düşündüğün hayal dünyanda kaybolup gidiceksin.
yazık. 
alkollüyken bile kendini sevememek ne acıdır düşünemiyorum. 
ya da belki umurumda bile değildir.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

en büyük ceza.

bi' insana verilen en büyük ceza ne olabilir?
yalnızlık?
sevgisizlik?
aşk olmayan bir hayat?

bi' insana verilen en büyük ceza umutsuzluktur. umutsuz kalan bir insanın yapabileceği hiçbir şey yok. hiçsizliği umutsuzluk olarak benimser. umutsuzluk hiçsizliktir. ne uyanmaya,ne yaşamaya,ne yarına umut beslenmez. 

kaybedecek hiçbir şeyi olmayandan korkulur derler. kaybedecek bi' şeyi olmayan biri bile savaşa girmeyi ve onu kazanmayı umut eder. ama umutsuzsanız savaşa bile girmezsiniz. asıl zarar karşıdakine değil de hep kendinedir. kendine ihanet eder. kendinden vazgeçer.

siz hiç kendinizden vazgeçtiniz mi?
ama böyle bir iki fedakarlık yaptığınız aşk dolu maceralarınızdan bahsetmiyorum.
kendinizi karşıya koyup ona hoşçakal dediniz mi?
aşka,alkole,güneşe,insanlara değil de kendinize karşı umudunuzu yitirdiniz mi hiç?

o kadar şey yaşayıp,o kadar şey düşünüp,kendinizi tanıdığınızı zannedip asla dile dökemediğiniz oldu mu? konuşmaya çalıştıkça tüm kelimeler birbirine dolandı mı hiç?

yanlışlar…

belki önemlidir.

böyle aniden küçük bir farkındalık geliyor insana. 
bazı anların ne kadar önemli olduğuna,
bazı cümlelerin ne kadar anlamlı olduğuna dair.
öyle farklı hisle doluyor ki için bazen, canını takas edecek olsan yine de yaşamak istiyorsun o anı.
zaman kavramını sokunca olaya tat kaçıyor orada.
çünkü zaman bir çakmak gibidir.
yaşadığın an, yeni aldığın bir çakmaktır. 
zaman geçtikçe, çakmağın gazı bittikçe, ateşin etkisi azalır. 
uzun zaman sonra;
ya gazı biter, etkisi yok olur.
öyle kuytuda köşede unutulur.
ya da güneşin altında durur,
günden güne ısınır en sonunda da patlar. 
zarar verir.

tutundukların, inandıkların, yaşadıkların da bu şekilde yolunu bulur.
ya unutursun zamanla, değerini kaybederler;
ya da hiç beklemediğin bir anda deliye döndürür insanı.

ben kararsızım.
bir sözün, bir anın önemi hep hissedilmeli mi? bilmiyorum.
tek taraflı olması beni biraz üzer sanırım.
sen onca zaman o önemi koruyacaksın, bir sözü hayatının her anında taşıyacaksın
ama onun sahibinin umurunda bile olmayacak..
yoksa bu kadar ö…

hazine.

kimseyi istediğim gibi hayatımda tutamayacağımı kabullendim. 
herkesin kendi tercihleri olduğunu ve kimsenin yanımda olma mecburiyeti olmadığını anladım. kimseye mecbur olmadığımı, öyle ya da böyle yola devam etmem gerektiğini öğrendim.
atıyorum " x " kişisi hayatımdan çıktığında, yanımda kimse olmasa bile her şeye yeniden başladım. "hayatım güzel, o hayatımda olsa daha güzel olurdu ama değil" diye diye devam ettim. 
insanların damarına basıldığında bir şeylerin eksildiğini, ikna etmek yerine onu kaybetmeye başladığımızı fark ettim. birini kırk kere aradığınızda bunun verdiğiniz değerle değil de aslında kendi iç savaşımızla ve kendimizi yenmek istememizle alakalı olduğunu düşünmeye başladım. 
böyle böyle hayatıma ve kendime bir şeyler katmaya başlarken, arkasından duygularımı kontrol edebilmeye başladım. başlarda baya faydası vardı, iç huzuruma. uzun zamanlar geçti, hayatımdan insanlar gelip geçtiler. sonra bir gün mutlu olmam gereken, sevdiğim bir ortamda mutlu olmadığ…