Ana içeriğe atla
+Ya en çok neyi merak ediyorum biliyor musun? birisini ne kadar sevdin,ne yaşadın da bu kadar net cümleler.. 
bak etrafımdaki insanlar bir şey danışmak için bana gelirler hep. çok güçlü olduğumu söylerler,çok fazla şey yaşadım çünkü. ama emin ol ben bile böyle net cümleler kuramıyorum. 
ilk defa yaşıtım olarak benden daha güçlü birisiyle karşılaştım çok ciddiyim bu konuda.


-hayatım birilerini kırmamak üzerine kuruluydu. çok fazla insanı mutlu ettim,çok fazla darbe aldım.küçük büyük önemi olmadı hepsini kaldırabildim. önemli olan çevremdeki insanlardı,kendimi hep geride tuttum. sonra her insanda olduğu gibi benim de hayatımın önemli anları,dönüm noktaları oldu. bi' ara psikolojim bozulana kadar düşündüm,beynimi yordum. ve bazı şeyleri hak etmediğimi fark ettim. 

verdiklerimle aldıklarım arasında uçurumlar vardı. sonra ise en büyük darbemi aldım. ve düşünmemin hiçbir boka yaramadığına inandım o dönem. bencilleştim. 

bi' önceki kişiliğimi bi' kenara koyup yeni bi' kişilik yerleştirdim bedenime diyemem. önceki kişiliğimi karşıma koyup ona sağlam,keskin vuruşlar yaptım. kapı gibi bi' kişiliğim oldu. düşünmedim insanları,düşünmedim ne düşündüğümü. hissettiklerimi de düşünmedim hiç. mutlu olmaya baktım,nerde mutluysam orada kaldım. yüzüm asıldığında kaçtım oradan.

ama yontmaya,dokunmaya kıyamadığım bi' özelliğim vardı o da vicdanımdı. her ne yaptıysam,düşünmesem bile vicdanımla beraber ayrıldım o masadan.kimseyi kırmadan ama kendimi de üzmeden.  

şimdi ise yaşıyorum bi' şekilde. sorgulamamaya çalıştığım dönemlerdeyim. yeni bi' düzen kurdum,bi' engel çıkana kadar da böyle gider gibi.

Yorumlar

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Sesimi sevmiyorum demenin sebebini galiba anladım. Kelimelerle kendini cok daha iyi ifade ediyormuşsun doğrusu sana bakınca böyle şeyler yazabilecek nitelikte olduğunu düşünmüyordum. Yanılttın. Fazla uzatmıyorum sadece diğer yazılarını bekliyorum. Manuş Baba- Bırak Seveyim Rahat Edeyim bu da benden sana Sofar'ı seversin bilirim. Haydi güle güle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

en büyük ceza.

bi' insana verilen en büyük ceza ne olabilir?
yalnızlık?
sevgisizlik?
aşk olmayan bir hayat?

bi' insana verilen en büyük ceza umutsuzluktur. umutsuz kalan bir insanın yapabileceği hiçbir şey yok. hiçsizliği umutsuzluk olarak benimser. umutsuzluk hiçsizliktir. ne uyanmaya,ne yaşamaya,ne yarına umut beslenmez. 

kaybedecek hiçbir şeyi olmayandan korkulur derler. kaybedecek bi' şeyi olmayan biri bile savaşa girmeyi ve onu kazanmayı umut eder. ama umutsuzsanız savaşa bile girmezsiniz. asıl zarar karşıdakine değil de hep kendinedir. kendine ihanet eder. kendinden vazgeçer.

siz hiç kendinizden vazgeçtiniz mi?
ama böyle bir iki fedakarlık yaptığınız aşk dolu maceralarınızdan bahsetmiyorum.
kendinizi karşıya koyup ona hoşçakal dediniz mi?
aşka,alkole,güneşe,insanlara değil de kendinize karşı umudunuzu yitirdiniz mi hiç?

o kadar şey yaşayıp,o kadar şey düşünüp,kendinizi tanıdığınızı zannedip asla dile dökemediğiniz oldu mu? konuşmaya çalıştıkça tüm kelimeler birbirine dolandı mı hiç?

yanlışlar…

belki önemlidir.

böyle aniden küçük bir farkındalık geliyor insana. 
bazı anların ne kadar önemli olduğuna,
bazı cümlelerin ne kadar anlamlı olduğuna dair.
öyle farklı hisle doluyor ki için bazen, canını takas edecek olsan yine de yaşamak istiyorsun o anı.
zaman kavramını sokunca olaya tat kaçıyor orada.
çünkü zaman bir çakmak gibidir.
yaşadığın an, yeni aldığın bir çakmaktır. 
zaman geçtikçe, çakmağın gazı bittikçe, ateşin etkisi azalır. 
uzun zaman sonra;
ya gazı biter, etkisi yok olur.
öyle kuytuda köşede unutulur.
ya da güneşin altında durur,
günden güne ısınır en sonunda da patlar. 
zarar verir.

tutundukların, inandıkların, yaşadıkların da bu şekilde yolunu bulur.
ya unutursun zamanla, değerini kaybederler;
ya da hiç beklemediğin bir anda deliye döndürür insanı.

ben kararsızım.
bir sözün, bir anın önemi hep hissedilmeli mi? bilmiyorum.
tek taraflı olması beni biraz üzer sanırım.
sen onca zaman o önemi koruyacaksın, bir sözü hayatının her anında taşıyacaksın
ama onun sahibinin umurunda bile olmayacak..
yoksa bu kadar ö…

hazine.

kimseyi istediğim gibi hayatımda tutamayacağımı kabullendim. 
herkesin kendi tercihleri olduğunu ve kimsenin yanımda olma mecburiyeti olmadığını anladım. kimseye mecbur olmadığımı, öyle ya da böyle yola devam etmem gerektiğini öğrendim.
atıyorum " x " kişisi hayatımdan çıktığında, yanımda kimse olmasa bile her şeye yeniden başladım. "hayatım güzel, o hayatımda olsa daha güzel olurdu ama değil" diye diye devam ettim. 
insanların damarına basıldığında bir şeylerin eksildiğini, ikna etmek yerine onu kaybetmeye başladığımızı fark ettim. birini kırk kere aradığınızda bunun verdiğiniz değerle değil de aslında kendi iç savaşımızla ve kendimizi yenmek istememizle alakalı olduğunu düşünmeye başladım. 
böyle böyle hayatıma ve kendime bir şeyler katmaya başlarken, arkasından duygularımı kontrol edebilmeye başladım. başlarda baya faydası vardı, iç huzuruma. uzun zamanlar geçti, hayatımdan insanlar gelip geçtiler. sonra bir gün mutlu olmam gereken, sevdiğim bir ortamda mutlu olmadığ…