siz hiç yağarken yolundan geri dönüp yukarı çıkan kar gördünüz mü? ben görmedim. çünkü gerçek şeyler amaçlarından,yollarından vazgeçmezler.

hislerimiz de gerçek sayılmaz mı bizim için? inandığımız hislerimizle neden yolun sonuna kadar gidemiyoruz? evet engeller çıkıyor,evet hislerimiz değişiklik gösterebilir ama bu vazgeçmemiz gerektiğini göstermemeli.

yağan kar,rüzgar olsa da düşüyor asfalta,güneş çıksa da konuyor parmağımıza. o bile tamamlıyor yolunu ne olursa olsun. biz ise sırf duygularımızda ufak bi' oynama oldu diye anında geri dönüyoruz/başka yola sapıyoruz. bu kadar güçsüz olacak ne yaşadınız? daha doğrusu ne kadar bi' şey yaşamadınız da bu kadar güçsüzsünüz? çok mu seçenek var önünüzde? çok fazla mı akıl çelecek şeyleriniz var? başında inandığınız yoldan alıkoyan şeylere nasıl bu kadar dayanaksız olabilirsiniz? bu hayatta siz varsınız ve siz kendinize bile hakim olamıyorsunuz. güneşin önüne bulut geçti diye başka tercihler yapıyorsunuz. güneşi tekrardan görebilir miyim heyecanı yok,yeni güneş aramaya başlanıyo anında. bu ne bolluk? bu ne israf? umarım bi gün güneşinizi pardon güneşlerinizi kaybedersiniz de o güneşin önüne geçen bulutun değerini anlarsınız. ve yağmurun kucağında bulursunuz kendinizi. çünkü siz,kaybetmeden değer bilmeyenlerdensiniz. iyisi mi bi güneş bulduysanız onun ışıltısını kaybetmemek için azıcık uğraşın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

doğruluktaki yanlışlık.

takıntılıyım.

hazine.